KUTSAL ZEYTİN AĞACI HİKAYESİ
Zeytin ağacı, yaklaşık 40000 yıl öncesine dayanan birçok efsaneye konu olmuş kutsal bir agaçtır. Dünya üzerinde yetişen ve yetişmekte olan bütün ağaçların ilki olduğu söylenmektedir. Zeytin ağacına ilişkin en eski bulgu Ege Denizi'ndeki Santorini Adası'nda yapılan arkeolojik çalışmalara dayanır. Bu durumda zeytin yetiştiriciliğinin tarihi de ilk insanlara dayanmaktadır. Zeytin, kutsal kitaplarda ve birçok efsanede yazılmıştır.

Cennette iki tane ağaç olduğuna inanılır. Bir tanesi incir ağacıdır gerçeği temsil eder, diğeri ise hayatı temsil eden zeytin ağacıdır. İslamiyette zeytin dünyanın ekseni, zeytin dalı ise Hz. Peygamber'in sembolü olarak kabul ediliyor. Kutsal, çünkü tanesinden elde edilen zeytinyağı, nur misali ışık kaynağını, Hristiyan inanışına göre tufandan sonra biten ilk ağaç, zeytin ağacıdır. Tanelerinden elde edilen kutsal yağ öyle değerli ki, Yahudi krallar gibi Hristiyan rahiplerin de onunla kutsandığı biliniyor. Efsanelere göre Roma imparatorluğu'nda zeytin hayatın anlamıdır.

Antikçağ'daki olimpiyat oyunlarında zafer kazanan atletlerin başına zeytin dalından taçlar takıldığını ise hepimiz biliyoruz. Herkül'ün silahı da zeytin dalındandır. Hz. Davud, Abşalom'dan kaçarken Kudüs'ün doğusundaki Zeytinlik Dağı'nın yamaçlarına tırmanmıştır. Hz. İsa'nin son nefesini verdiği Gethsemani Bahçesi, bu dağın eşiğinde, çarmığa gerildiği haç bile zeytin ağacındandır.

Akdeniz bitkisi olan zeytinin, Türkiye'de Doğu Akdeniz'den başlayarak Batı Karadeniz'e dek uzanan geniş sahil şeridimiz ile deniz ikliminden etkilenen iç bölgelere kadar oldukça geniş bir bölgeyi kaplayan yetişme alanı vardır. Zeytinin anavatanının Anadolu olduğu, buradan Yunanistan, İtalya, Fransa ve İspanya'ya kadar yayıldığı, birçok araştırmacı tarafından doğrulanmaktadır. Büyük iskender'in seferiyle zeytin Ege ve Akdeniz'e yayılmış daha sonra Ege ve Akdeniz'i işgal eden Romalılar, Frigyalılar ve Fenikeliler zeytinle tanışmışlardır. Roma gemilerinin anforalar içinde Arupa'ya taşıdıkları zeytin böylece dünyaya açılır.

İzmir'in kuzeybatısında Çeşme yarımadasındaki Urla'da Klazomenai kentinde yapilan arkeolojik çalışmalarda 2500 yıllık tarih gün ışığına çıkarılmıştır ve MÖ.3000 yılında yapılan ve zeytinyağı üretiminde kullanılan ilk toprak kazan bulunmuştur. Tarih boyunca, zeytin ağacına verilen değeri anlamak için, insanoğlunun ona umut, barış, zafer gibi anlamlar yüklediğini, hatta kimi toplumlarda agacın ve meyvesinin kutsal sayıldığını bilmek yeterlidir. Yaşadığımız modern çağda altın sıvı zeytinyağı yeni bir statü kazanmıştır. Sağlık, lezzet ve saflık...

Meyve suyu gibi tüketilebilen tek meyve yağı zeytinyağıdır. Koroner hastalıkları önlemekte önemli bir fonksiyonu olup, kemik gelişimi, beyin ve sinir sistemi üzerinde etkilidir. Kolesterol seviyesini düşürdüğü gibi, atreiosclerosise engel olmaktadır. Yüksek kan basıncını ve diyabeti önlemektedir. Sindirim sistemini düzenleyerek gastrit ve ülsere engel olmakta, safra kesesi taşlarının oluşumunu engellemektedir. Anne sütündeki yağa eşdeğer tek nebati yağdır. Yiyeceklerimizin lezzetine de lezzet katar.

Dünyanın en önemli zeytinyağı üreticilerinden biri olan ve "zeytinyağlılar" kavramını mutfağında kullanan tek ülke olmasına rağmen, Türkiye zeytinyağı tüketiminde diğer Akdeniz ülkelerinin gerisindedir. Bu mucizevi hayat iksirini tüm insanların keşfedip kullanmasını sağlama görevi de bizlere düşmektedir..



 


Copyright © Özaydın Zeytin ve Yağ San. Ltd. Şti. 2010 - 2011
Sitemiz en iyi 1280x768 çözünürlükte ve Internet Explorer 5+ ile gezilir!

Designed by